Kayıtlar

Haziran, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Jose Saramago - Mağara

Resim
Diğer kitaplarında olduğu gibi bu yapıtında da Saramago kitabı sevgili eşine ithaf etmiş . Saramago’nun büyüsünün parçası olan sevgilisi … Bu kitabında , Kapitalist modernitenin mekanlarına inmiş Saramago . Köy ve Kent arasında gelişen bir savaş bu . Çömlekçi Cipriano ile Sermayenin mabedi , tapınağı olan Merkez(üst düzey Avm) arasında geçiyor olaylar . Köydeki evinde yaptığı çömlekleri kente götürüp –Merkeze-  satarak geçinen Cipriano , evli kızı ve –merkezde- güvenlik olan damadı olayın baş kahramanları . Merkezin yerleşik güvenlik kadrosuna geçmek için gün sayan Marçal , merkezdeki yaşamı merak eden eşi Marta çömlekçiyi merkezde yaşamaya ikna etmek için baya çabalayacaklar . Merkezin çömlekçiye yaptığı sözleşme , Firavunun tebaasına gösterdiği müsamahadan daha ağır . Çömlekleri , merkez dışında kimseye satamayacak  . Gün gelir –merkez- , müşterilerin çömleği ilkel bulmasından ötürü sözleşmeyi fesheder ama buna rağmen iade ettikleri çömlekleri satmasına izin vermezler . C...

Vasıf Öngören - Asiye Nasıl Kurtulur ?

Resim
ASİYE NASIL KURTULUR ? ‘’Asiye de oruspu oldu . Hatta daha da ileri gittti yeni Asiye’ler yaratmak için randevu evi açtı . Sokağa düşmüş küçük çocukları besleyip randevu evinde çalıştırmaya başladı . Sistemin yarattığı çarka direnemedi , sistemi yürüten kişi oldu . Asiye masum değildir artık . Tarihi devam ettirmiştir ’’ dediğinizi duyar gibiyim . Kücüçük çocuk , kozasından sıyrılmaya çalışan yeni yetme bir kız Asiye . Serpildiği yaşta annesi tarafından terkedilmektedir . Annesi Zehra . Bilindik , kolay dile getirilen adıyla hayat kadını . Kocası ölünce yaşamın ağır koşullarına direnemeyip kendini ataerkil toplumun müslüman evli kocalarının koynuna atıverir . O ahlaki çöküşü yaşayan toplumda yeniden doğrulmak ne mümkün . Zehra bataklığa direnemeyecek , artık etrafında bulabileceği ilk kişiyi de bu bataklığa çekecektir . Yani çocuk Asiye’yi . Asiye ... Annesi terkedince okuduğu  okulun müdüresinin yardımlarıyla ayakta kalmaya çalışır ona tutunu...

Radiy Fiş - Bende Halimce Bedreddinem

Resim
Akşemseddin Edirne'ye geldiğinde gepgençti . -Şeyhim!Kölen Akşemseddin'i yanına öğrenci olarak alma lütfunu esirgeme ! diyerek ayaklarına kapanmıştı . Bedreddin kendisini yerden kaldırarak : -ne ben şeyhim , ne de sen kölesin , demişti . Hakikatin karşısında hepimiz eşitiz . Yanılmıyorsam , senin de arayıp durduğun , hakikat , öyle değil mi ? * içerimdeki  ateş günden güne büyür . Öylesine ki , demirden yapılsa yüreğim , bu ateş karşısında dayanamaz , erir . * Torlakların önderi  şeyhe   :  -merakımı bağışlayın , şeyh hazretleri , dedi , ama sormadan edemeyeceğim : nereden nereye yol tutarsınız ? -cehaletten , hakikate !  -egemenlere hizmet ederek hakikati aramak  biraz anlamsız olmuyor mu ? - doğrusun , Torlak Kemal. Ne var ki biz egemenlere hizmet ediyor değiliz , kendimizedir hizmetimiz . * ama kim bilir , yalnızlık belki de yalnızca özgürlüğe soyunmaydı , o kadar . * hiçbir şey vermeden , bir şey alınmaz . Kendini tü...

Robert M.Pırsıg - Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı

Resim
Zor bir kitap . ‘kitap isimleri , kitabın içeriğini de yansıtmalıdır ‘ der Tolstoy . Bu kitap öyle bir kitap . DEĞERLERİN SORGULANMASI … Fazlasını yansıtıyor bu fazlalık insanı yoruyor paragraflar içinde . Motosiklet tutkunu olmanıza gerek yok bu kitabı okumak için , muhalifseniz , sizi biçimlendiren ‘şeyleriniz ‘ var ise bu kitap size göredir . Kitap modernite eleştirisi yapıyor , gezinti halinde . Alaska’dan  , Klamath Gölüne kadar gidiyorsunuz . Roman felsefeyle buluşunca özne-nesne tartışmalarına giirilince afallama başlıyor .  Kavramlar kuramlar yoruyor . Halihazırda düz bir metin okuma arzusundasınız çünkü . Ama R.Pırsıg bu gerçek yaşamöyküsünde sizi girdaplarda dolandırmaktan vazgeçmiyor sonuna dek . ‘’Öyle ki , büyük zekalar , insanlar daha uzun yaşasınlar diye hastalıkları iyileştirme savaşımı verirler , ama yalnızca deliler neden diye sorar .’’ Bu bir nevi Foucault’un deliliğin tarihine kalem çalmaktadır . Foucault’ta bu minvalde analizde  bulunur . NORMAL...

Jose Saramago - İsaya Göre İncil

Resim
Güzel bir adamın ülkesini terk etmesine , sürgüne gönderilmesine sebep olan muhteşem bir kitap . Söylenecek sözler ne kadar yer doldurur bilemem ama Saramago’yu hain ilan edecek kadar güçlü bir başkaldırı örneğinden bahsederken söze dikkat etmek gerekiyormuş gibi hissediyorum . Sorgulama , örtüleri kaldırma romanını yazmış Saramago . Babayı , anneyi sorguluyor , kardeşi aileyi komşuyu . Buradan yola çıkarak zirveye tırmanıyor Tanrıya ve şeytana tutanak tutuyor , savunma bekliyor . Bu mahkemeyi de sisli bir nehrin ortasında kayık içinde kuruyor Saramago . O sahnenin filmi de çekilir ayrı bir destan örneği de olabilir . O sahnededen bir ayet paylaşayım ; ‘sizi sahile götüreyim de insanlar tanrı ve şeytanın birbirlerine ne kadar benzediğini , birbiriyle ne kadar iyi anlaştıklarını görsün , dedi İsa ‘ Romanın verili metinlere bağlı kalarak yapılan kurgulaması çok güçlü . İsa’nın babası olan Aziz Yusuf’un komşusunu kurtarmak için civar köye gidişi ve orada Romalılara denk gelip çarmıha...

Sadık Hidayet - Vejetaryenliğin Yararları

Resim
Her yanıyla  muhalif biri Sadık Hidayet . Mezopotamya’nın ‘bir dönem ‘ belkide en katı dogmaları olan ülkesinde fikirlerini dile getirmekten çekinmemiş  . Kutsallarla örülmüş topraklarda ,  kutsallıklara şarap döken Ömer Hayyam’ı yazmış , Kör Baykuş alegorisiyle Acem kanunlarını tarumar etmiş , adeta körler ülkesindeki  sağlam gözleri olan bir baykuş olmuş . Bunlar bile yeterince ilgi çekiciyken bu aykırılığına Vejetaryenliğinde eklenmesi beni fazlasıyla mutlu etmiştir .  Bunun üzerine kitap yazması , her paragrafının hakikatten şerbetlenmesi olağanüstü bir çekicilik , zarafet ve anlam katmıştır kendisine . Yanlışa yanlış diyen bir ses Sadiq Hidayet . Tıpkı Acem topraklarındaki diğer aykırı ses Ali Şeriati gibi , Füruğ Ferruhzad gibi … Kitabın her paragrafı demoklesin kılıcı keskinliğinde … Kedi-Köpek  sevip kuzuyu sofraya meze edenler için acı bir son yazılıdır bu metinlerde . Yedikleriniz , karakterinizdir efendiler  . Ben kısa keseyim de ...

Robin Williams-Ölü Ozanlar Derneği

Resim
Her dönemde güncelliğini koruyacak bir kitap . Öğretilmiş alışkanlıklara , yasaya , geleneğe bir başkaldırı örneği Ölü Ozanlar Derneği … İsmi ilk pasifistlerden , orman tutkunu Henry David Thoreau’dan gelmektedir . Henry David her gün orman yürüyüşleri düzenleyen , ormanda yaşayan vergi vermeyen bir sivil itaatsizdir …Bu kitap Henry David kokuyor . Bir öğretmenin kaç öğrenciyi değiştirebileceğini , bir öğretmenin yaşamın akışını ne boyutta değiştirebileceği görüyoruz kitapta . Descartesin mekanik yaşamına karşı bir manifesto içeriyor kitap .  Öğretmen Keating askeri okul disiplini içinde olan okulun düzenini alaşağı ediyor , şiiri ,  edebiyatı gerçekliğine kavuşturuyor . Kitapların dışına çıkarıyor , yaşamı şiirsel kılmaya uğraşıyor . Foucault’un ‘ yaşamımız neden bir sanata dönüşmesin? ‘ sorusunun cevabını bulabiliyoruz bu kitapta . //‘’topla gül goncalarını toplayabilirken , zaman akıp gidiyor : aynı çiçek sana bugün gülümserken yarın solup gidiyor ‘  kaç öğrenc...

İnan Mayıs Aru - Çöl

Resim
Küreselleşme , iklim değişikliği , savaşlar , nükleer tehditler , tahminleri aşan aşırı nüfus , hastalıklar , beton yığınları ve daha bir sürü şey kaos’un gelişini müjdeliyor . Kısa bir manifesto niteliğinde bir kitap bu . Etrafımızda gözetleme kuleleri kuranlar , ormanı yok edip katlı rezidansa botanik bahçe yapanlar , plastik çiçek alıcıları , nicelik sarhoşları şunu duymaya hazır mısınız ? Bankadaki hesaplarınızın verdiği özgüvenle gerisin geri gerildiğiniz koltuklarınız altınızdan kaymak üzere . Yarattığınız Frankeyşteyn , size dönecek . Ne yaparsanız yapın son sözü YABAN söyleyecektir . Mücadeleden vazgeçen ekolojistlere , komünal toplumculara kitap sesleniyor ; ‘’Halen de pek çok özgürlük ve yaban ihtimali mevcut . ‘’ Aleks süperberduşu hatırla . O kendi seçimleriyle , gülümseyerek noktaladı serüveni . Betonlar arasında gregor samsa’ya dönüşmeyeceğiz . Tutkumuz , Pirimiz Henry David Thoreau’dur . ‘’Açlık sınıf savaşının dilidir . ‘yabanîn etrafı çitlenerek çiftçiler z...

Forrest Carter - Küçük Ağacın Eğitimi

Resim
Öğren yaşamdaki ölümün günle birlikte olduğunu Birinin diğeri olmadan olamayacağını Mon-o-lah’ın bilgeliğini öğren , o zaman gidişat’ı öğreneceksin Ve bütün Çeroki’lerin ruhuna ereceksin ‘ Bir Kızılderili  hikayesi Küçük Ağacın Eğitimi … Baştan sona  işgal ve talan girişiminde bulunan beyaz adama  ve buna direnen doğal insana tanık olacaksınız . Büyükannenin bilgeliği , büyükbabanın özverisi ve Küçük Ağacın zekası beyaza karşı direnmenin gücü oluyor . Kitap çocuk seçkisi olarak raflarda duruyor ama hangi tarafından bakarsanız bakın ‘medeniyet ‘ eleştirisidir ve buna çocuklar kadar yetişkinlerin de yönelmesi gerektir .  Hepimiz beyaz adamın hırsını taşıyoruz . Hepimiz eskinin/doğal olanın yıkılmasına sebep oluyoruz bir yanımızla . Gericiliği doğuran kapitalist modernist zihniyet , doğal ,  sade yaşama müsaade etmemektedir . Bu yüzden Büyükbaba ile Büyükanne her gün tehdit altındadır . Çeroki’ler boyun eğmezler , çünkü onlar dağlı’lar . Zincirlenemez , b...

Radiy Fiş-Bir Anadolu Hümanisti Mevlana

Resim
Kitap böyle yazılır’a örnek bir kitap . Radiy Fiş mürekkebi boşa akıtan biri değil , bu kitabında da bunu kanıtlamaktadır . Nazım’ın dostu Radiy , hem Bedreddinde hem de  Celaleddin Rûmîde kelimeleri semaha kaldırıyor . İnanır mısınız sahneleri öyle güzel tasvir ediyor ki , kalemi alıp resmetmek istiyor içimizdeki o coşku .. Savaşlar içinde büyüdü bu çocuk , baba otoritesi altında yaşadı . Celaleddin Moğolların zülmünden kaçtı hep . Hep sürgün yaşadı ta ki Konya’ya demirleyene kadar kervanları . Herkesin saygı duyduğu babası gibi olmaya çabaladı , aşık oldu Gevher’e , Sultan Veled doğdu onlardan . İslamın ana damarını oluşturan hadisleri , meselleri daha genç yaşında ezberledi , Kahirenin kelli felli hocalarından dersler aldı , ilmi dersleri başarıyla geçti . Savaştan kaçıpta demirledikleri Konya’da bu ona bir ağırlık kazandırmıştı , babasının vefatından dolayı, boşalan koltukta yer etmişti kendine . Ama daha genç biri olması sebebiyle Konya’nın ileri gelen uleması bunu k...

İlhami Sidar - Şiirli Dağ

Resim
'Usta'ya diye başlıyor İlhami Sidar'ın yeni kitabı , Van'dan Çukurova düzüne göç eden ve kısa bir zaman evvel yitirdiğimiz Yaşar Kemal' ithafen . Bir kürtten başka bir kürde inceliği kitabın daha ilk sayfasında insanı sarmalayor . Giriş yapmadan bir duraksıyor insan , İnce Memed'i , idealist kaymakam'ı , Yokuşlu kasabasını ve korkunun hastalık gibi yayıldığı anları anımsıyor  , derin bir çekişle giriş dizelerine yöneldiğiniz an karşınıza bu kez Kasım Ağa'nın karşısında oturmuş onu izliyormuşssunuz serüveni başlıyor . İlhami Sidar kelimelere bir ressam inceliğiyle dokunmayı iyi beceriyor . Leonardo'nun derin perspektif fırçası  roman sanatında İlhami Sidar'la kelimelere dönüşüyor . Yarattığı karakterleri çok iyi yaşatıyor , nefes alışverişlerinden , adım atışlarına kadar her edimlerine hükmediyor dizeleriyle İlhami Sidar . Dağlı romanında olduğu gibi bu yeni romanında da kürt diyarlarında bizleri soluksuz yolculuğa çıkarıyor . Dağlı...