İlhami Sidar - Şiirli Dağ
'Usta'ya diye başlıyor İlhami Sidar'ın yeni kitabı , Van'dan Çukurova düzüne göç eden ve kısa bir zaman evvel yitirdiğimiz Yaşar Kemal' ithafen .
Bir kürtten başka bir kürde inceliği kitabın daha ilk sayfasında insanı sarmalayor .
Giriş yapmadan bir duraksıyor insan , İnce Memed'i , idealist kaymakam'ı , Yokuşlu kasabasını ve korkunun hastalık gibi yayıldığı anları anımsıyor , derin bir çekişle giriş dizelerine yöneldiğiniz an karşınıza bu kez Kasım Ağa'nın karşısında oturmuş onu izliyormuşssunuz serüveni başlıyor .
İlhami Sidar kelimelere bir ressam inceliğiyle dokunmayı iyi beceriyor .
Leonardo'nun derin perspektif fırçası roman sanatında İlhami Sidar'la kelimelere dönüşüyor . Yarattığı karakterleri çok iyi yaşatıyor , nefes alışverişlerinden , adım atışlarına kadar her edimlerine hükmediyor dizeleriyle İlhami Sidar .
Dağlı romanında olduğu gibi bu yeni romanında da kürt diyarlarında bizleri soluksuz yolculuğa çıkarıyor .
Dağlı'da Mervani hükümdarlığında gezinirken , Şiirli dağ'da bu kez aşiret federasyonlarının iç olaylarına tanık oluyoruz .
İlhami Sidar kitaplarıyla adım adım yeni çağa doğru yürüyor .
Yeni kitabı türki cumhuriyetin henüz doğmadığı , osmanlının son evresinde ortaya çıkan ittihat ve terraki dönemini anlatmaktadır .
Mekan olarak yine dağlı'da olduğu gibi Siirt ve Diyarbakır arasındayız .
Yine kürtler arası iç ihanetleri çok net vurgulanıyor bu kitabında da .
Dağlı'da Şero olarak karşımıza çıkan ihanet gerçekliği Şiirli Dağ'da Selman Ağa'da yansıma buluyor .
İktidar savaşının gözünü kör ettiği Selman Ağa , Kasım Ağa'nın öldürülmesi için Beyaz Konak'ın arkasından saldırı gücü olarak İttihatçıların yanında yer almaktadır .
Aşk ihanet zulüm acı ilmek ilmek işleniyor kitapta .
Dara ve Nergis'in aşkı , Selman Ağa'nın ihaneti , Kasım Ağa'nın Ermeni dostlarına ihaneti , Keşe Mardu'nun hunharca katledilişi ...
Herkesin hemfikir olduğu ermenilerin sanatkarlığına kitabında yer vermiş İlhami Sidar . Tabii dini fetvalarla nasıl ortadan kaldırıldıklarını , sürüldüklerini acı bir şekilde de dile getirmektedir . Kasım Ağa , ittihatçılar tarafından derdest edilen Kinyas ve Fettah ağa uğruna kasabasındaki ermenileri katletmek , sürgün etmekten kaçınmıyor .
Bize dokunmasınlar yeter ki tavrını sergiliyor ama Osmanlı oyunlarından kaçamayacaktır . Ne yapsa da sıra kürtlere gelecektir . ' Ermenileri dövdürtmeyecektik ' kısasını kulağımıza haykırırcasına olaylar .
Dağlı kitabında mutlu sonla biten aşk bu kitapta politik gerçekliklerle acı bir son yaratıyor .
Behram ile Rudabe'nin sevinç dolu birlikteliği bu kitabında Dara ve Nergis'e nasip olmuyor .
Kitabın her satırında Kürdevari motiflere rastlıyoruz .
Selahaddini Kurdi'den Ehmedé Xani ye , Zal oğlu Rüstem'den , Nehri'li Şéx Ubeydullah'a Mele Selim'e , kürtlerin ataları Karduklulara ;
' biz kürtler dağın öz çocuklarıyız bu hiç unutma ' ...
Kitapta en etkileyici dize sanırım şuydu ; Dara'nın gelişimi anlatılırken ;
...büyüyordu , hızla büyüyordu , büyürken içindeki çocuk da aynı hızla ölüyordu '
Kasım Ağa'ya , günlerce üzerinde emek harcayıp eşsiz bir hançer armağan eden Aram usta'nın o hancerin kendi sırtına saplanacağını bilemeyecek tahmin edemeyecek olması tarihin trajedisiydi .
Dağlı'da olduğu gibi Şiirli Dağ'da da ihanetin cezasız kalmadığını , er ya da geç karşılık bulduğunu bize göstermektedir İlhami Sidar .
Senharip , şiirli dağ'da Dara'ya dönüşmektedir . Tek başına ortada kalan Dara , can arkadaşı Koçer'le beraber bir araya getirdiği Modani aşiretinin genç erkekleriyle beraber , ailesinin , dostlarının intikamını alıyor . Peki bundan sonra ne yapacak ? Yoluna nerede devam ediyor ? Kılıçının hedefi neresi olacak ? akılda bu sorular kalıyor .
Kitabın sonunu bize göstermemesi , devamının olabileceğine yorabiliriz .

Yorumlar
Yorum Gönder