Şahsiyet Dizisinin Kabadayı Filmine Benzerliği
Doğrudan konuya girmek gerekirse, 'şahsiyet' nasıl bir dizi diye sorarsak muhtemelen şu ortak cevabı
alacağız; hafızasını yitiren bir adamın yaptığı cinayetler vs vs vs.Bunda hemfikiriz.
Peki aynı soruyu 'Kabadayı' filmi için de sorarsak aynı cevabı alır mıyız?
Hayır. Çünkü filmin ana odağı başka lakin filmdeki bir taraf var ki 'şahsiyet' dizisi ile benzerliğine şaşırıyorum.
Peki aynı soruyu 'Kabadayı' filmi için de sorarsak aynı cevabı alır mıyız?
Hayır. Çünkü filmin ana odağı başka lakin filmdeki bir taraf var ki 'şahsiyet' dizisi ile benzerliğine şaşırıyorum.
Bir örnekle ilerlersek;
--- spoiler ---
Ali Osman(Şener Şen) – “yalnız, biliyor musun? ben hastayım, bu hastalık şey… unutuyorsun. herkesi, her şeyi unutuyorsun. kafanda ne varsa silinip gidiyor, sıfır oluyorsun. bu ne demek biliyor musun?”
Devran(Kenan İmirzalıoğlu) – “anlatırsan, anlarım.”
Ali Osman(Şener Şen) – “şu demek. seni şuracıkta gebertsem, zerre kadar vicdan azabı çekmeyeceğimi biliyorum. çünkü yeminimi unutacağım. seni unutacağım. silahımı nasıl beynine dayadığımı, nasıl tetiği çektiğimi, o sefil beyninin nasıl dağıldığını asla hatırlayamayacağım. yani benim açımdan artık tövbe diye bir sorun yok.
--- spoiler ---
Şahsiyet dizisinde oynayan Agâh beyoğlu(Haluk Bilginer) karakteri de böyle başlıyor ilk cinayetine.
Ve o da Ali Osman gibi unutmamak için deftere not ediyor etrafındaki insanları, bilgileri. bir fark var o da Ali Osman şipşak diye bilinen polaroid fotoğraf makinesini kullanarak kişilerin fotoğrafını da deftere kaydetmektedir.
Bu unutma üzerinden yaratılmış bir hikaye ile karşı karşıyayız.
Kurgu güzel, çekim teknikleri, oyunculuklar her şey güzel ama kafama takılan şeyi aylardır atabilmiş değilim. burada bir yanlış yok mudur? Bu benzerlik ilginç değil midir?Ali Osman herkesin dilinde övgüye mazhar olan kabadayılardandır. Agah Beyoğlu kimliğine büründürülmeye çalışılan şahsiyet olgusu da bu kabadayı mefhumundan türemiş olamaz mı?
Bu bir ‘kabadayı’ filminin meselesi mi yoksa dizide ısrarla üzerinde durulan şahsiyet meselesi mi?
Agah Beyoğlu’nun kızı vardır, Ali Osman’ın ise erkek oğlu. İkisinin de ortak yönü ilişkide zayıflıklarıdır.
Daha fazla ortak yön için dikkatli izlenmesi gerekir asıl odak nokta 'unutma' olduğu için dikkati dağıtmayacağım.
Şahsiyet ülke dizi tarihinin en iyi hikayesine ve senaryosuna sahip, evet ve uzun süre dizinin etkisi kırılmayacaktır. Dizi bir tümevarım yöntemi gibi, bir matruşka bebek gibi, okudukça alt metinlerde kitabın yoğunluğunu bulduğumuz bir eser gibi ilerliyor.
Medyada N.Ç davası olarak bilinen kız çocuğunun hikayesi de var ama bunu fitilleyen yere yani başa dönüyoruz.
Agah Beyoğlu'nun unutkanlığına yani Ali Osman'a.
Bu sadece tesadüf mü?
--- spoiler ---
Ali Osman(Şener Şen) – “yalnız, biliyor musun? ben hastayım, bu hastalık şey… unutuyorsun. herkesi, her şeyi unutuyorsun. kafanda ne varsa silinip gidiyor, sıfır oluyorsun. bu ne demek biliyor musun?”
Devran(Kenan İmirzalıoğlu) – “anlatırsan, anlarım.”
Ali Osman(Şener Şen) – “şu demek. seni şuracıkta gebertsem, zerre kadar vicdan azabı çekmeyeceğimi biliyorum. çünkü yeminimi unutacağım. seni unutacağım. silahımı nasıl beynine dayadığımı, nasıl tetiği çektiğimi, o sefil beyninin nasıl dağıldığını asla hatırlayamayacağım. yani benim açımdan artık tövbe diye bir sorun yok.
--- spoiler ---
Şahsiyet dizisinde oynayan Agâh beyoğlu(Haluk Bilginer) karakteri de böyle başlıyor ilk cinayetine.
Ve o da Ali Osman gibi unutmamak için deftere not ediyor etrafındaki insanları, bilgileri. bir fark var o da Ali Osman şipşak diye bilinen polaroid fotoğraf makinesini kullanarak kişilerin fotoğrafını da deftere kaydetmektedir.
Bu unutma üzerinden yaratılmış bir hikaye ile karşı karşıyayız.
Kurgu güzel, çekim teknikleri, oyunculuklar her şey güzel ama kafama takılan şeyi aylardır atabilmiş değilim. burada bir yanlış yok mudur? Bu benzerlik ilginç değil midir?Ali Osman herkesin dilinde övgüye mazhar olan kabadayılardandır. Agah Beyoğlu kimliğine büründürülmeye çalışılan şahsiyet olgusu da bu kabadayı mefhumundan türemiş olamaz mı?
Bu bir ‘kabadayı’ filminin meselesi mi yoksa dizide ısrarla üzerinde durulan şahsiyet meselesi mi?
Agah Beyoğlu’nun kızı vardır, Ali Osman’ın ise erkek oğlu. İkisinin de ortak yönü ilişkide zayıflıklarıdır.
Daha fazla ortak yön için dikkatli izlenmesi gerekir asıl odak nokta 'unutma' olduğu için dikkati dağıtmayacağım.
Şahsiyet ülke dizi tarihinin en iyi hikayesine ve senaryosuna sahip, evet ve uzun süre dizinin etkisi kırılmayacaktır. Dizi bir tümevarım yöntemi gibi, bir matruşka bebek gibi, okudukça alt metinlerde kitabın yoğunluğunu bulduğumuz bir eser gibi ilerliyor.
Medyada N.Ç davası olarak bilinen kız çocuğunun hikayesi de var ama bunu fitilleyen yere yani başa dönüyoruz.
Agah Beyoğlu'nun unutkanlığına yani Ali Osman'a.
Bu sadece tesadüf mü?
Yorumlar
Yorum Gönder