Kayıtlar

Ağustos, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sıradan İnsana Hikayeler - Sefer Guseynov

Resim
'Sıradan kişi en sıradışı kisidir . ' der Osho .  Çünkü her şeyi olduğu gibidir . Bu da Zen'dir . Zen sessizligin sesidir . Ritmik yaşam sıradan yaşamdır . Estetizm doğallıktadır , sıradanlıkta , olduğu gibi olmaktadır . Bu kitap bu minvaller üzere dolu hikayelerle mürekkeplenmiş . Böyle bir kitap neden yok diye düsündügüm bir dönemde böyle bir kitap basıldı . Ne çok sevinmiştim . Kendini bilmek ruhunu bilmektir  Ruhunu bilmeye başlarsan yolunu çizersin . Tesir altında yaşamaktan kurtulursun . İnsanlar sana konuşur ama son sözü sen belirlersin çünkü her şey sendedir . Bilgi değil bilgeliktedir aydınlık . Buddha ,  arkadaşı Govinda gibi bilginin peşinde koşmadı , bir ağacın altında oturdu da aydınlandı . Kendini bil . İste buna dair sana bir hikaye ; Zen ustası Bankei'nin konuşmaları sadece Zen öğrencilerinin değil her seviyeden ve gruptan insanın ilgisini çekermiş. Sutralardan veya dini konuşmalardan çok, kalbinden geldiği gibi konuşurmuş. Günün birinde herkesi...

Sevgi Soysal - Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu

Resim
Bir dönemin romanı bu . Ulaş Bardakçı’nın sokak ortasında katledildiği , Mahirlerin cezaevinden kaçış zamanları , Deniz’lerin idamına ramak kalan dönemler .  Mamak , Selimiye , Yıldırım bölge 12 mart , insan yakma , tutuklamalar , işkenceler , kontrgerilla vahşetleri ,seyyar işkenceciler ,  ihanet , direniş , komik  anlar her şey kitapta mevcut . Tanık olmak sanık olmaya dönüşüyor . Günlük tadında yazılmış bu kitabın her paragrafında eril zihniyet ve onun araçsallaşan mekanları eleştirilmektedir . Cezaevi , gardiyanlar , komuta kademesi , hizaya getirmeye çalışan albaylar , müdürler , jop gösteren polisler , gardiyanlar ve bunlar karşısında dik durmaya çalışan bir avuç güzel kadın var . Behice Boran , Oya Baydar ,Sevim Onursal ve Sevgi Soysal gibi daha nice kadın aynı koğuşta ortak gülüşmelerde buluşuyorlar . ‘’Oldum,  olası kurallar içinde yaşamaya zorlandığım zaman  uymak zorunda bırakıldığım kurallardan daha katısını kendim koyarım . Bu bana ,...

Gülazer Akın - Cinsiyetçiliğin Yaratımı - çalınan özgürlük

Resim
Kitabın daha ilk sayfasında yazar suratınıza haykırmaktadır ‘ bu yanlı bir dille yazılmıştır ‘ diye …. Bu uyarı kitabın sonuna dek sürdürülmektedir tabii haklı gerekçelerle ortaya dökülen analizler uyarının aslında tarafgirlik taşımadığını bizatihi kralın çıplaklığını ifşa ettiğini anlıyorsunuz . Yazar şundan rahatsız : Beş bin yıllık ataerkil düzende iğdiş edilmiş kadınların durumunu ‘ kadın sorunu ‘ diye adlandırmamak gerektiğini söylemektedir . Bu durumun kadınla değil erkekle ilgili olduğunu kadının nasıl da çepeçevre sarıldığını bunun sonucunda ayaklar altına alındığını neden-sonuç bağlamıyla ele almaktadır . Örnekler üzerinden ele alınan konuyu derinleştirmektedir Gülazer Akın . ‘’Haremlik bir kadın hapishanesidir aslında . Selamlık , erkeğin her türlü erkekliğini konuşturduğu en ‘ özgür’ mekanlardır . Daha sonra silinmiş yapısıyla kahvehanelere dönüştüğünü görüyoruz .’’ Bunun  en bariz örnekleri imparatorluklarda görülmektedir . Savaş dönüşü yorulan Padişah/kral...

Gogol - Palto

Resim
'...bırakın beni Petroviç , rica ...Bir memurum ben ...Bazı bakımlardan şerefli bir ...' Akakiy üçüncü sınıf bir memurdur . Karın tokluğuna çalışan işçi , bir garip yurttaştır . Ne derdini dinleyen bir polis vardır nede bürokraside herhangi bir takım kravatlı . Bir gün artık dayanamaz yamalı paltosunun soğuk hava geçiren deliklerinden . Birikmişleriyle gider bir Palto diktirir , sevinç doludur , otuz iki dişle gülmeğe düş kurar ... Akakiy artık eskiden kopmuştur çevresinin acımasız kücük düsürücü bakışları galip gelmiş  onların dediğini yapıp afili bir palto almıştır . Sınıf atlama hissine girmiştir nitekim bu his çok uzun sürmeyecektir . Bir gece yarısı iki rus soytarısı bu bir garip sessiz sakin memurun önünü kesip para istiyor . Gaspedecek hiçbir şey bulamıyorlar Akakiy'in ceplerinde öfkeyle onu hırpalamaya başlıyorlar  ... derken hırsızlardan biri 'güzel palto ' deyip hışımla üzerine çullanıp paltosunu çıkardığı gibi oradan uzaklaşırlar . Orada o soğuk ...