John Fante - Toza Sor
Kitabın önsöz bölümünde manifesto niteliğinde bir yazı kaleme almış Charles Bukowski . Fazlasıyla tahrik edici , fazlasıyla baştan çıkarıcı . Ben kapıldım , sözlerin arasında kayboldum . Girdaplarında savruldum Bukowski’nin . Önsöz’den sapmadan giriştim sayfaların arasına . Sayfalar çevrildikçe hem sonrasını merak ediyordum hem bitmemesini istiyordum . Duraksıyordum , soluklanıyordum Arturo Bandini’nin yalpalamaları karşısında , parasız sokaklarda dolaşması karşısında . Olağanüstü bir dil kullandığını düşünüyorum . Fevkalade bir samimiyet ve alabildiğine yeraltından konuşuyor , şehrin karanlık sokaklarından , küf kokan banliyölerinden . Okuyanların çoğu Camilla’yı sevmiştir belki ama ben hiç sevemedim . Özellikle Bandini’nin onca samimi davranışına karşın gösterdiği küstah hareketler beni öfkelendirdi . Arturo Bandini kısa öykülerinden kazandığı kaç kuruş parayı barda çalışan Camillaya veriyordu çünkü onu seviyordu . Camilla ise garsona aşık ama...